Ziya Gökalp’i Anma ve Anlama


Yazar, toplumbilimci, şair ve siyasetçi, Meclis-i Mebusan'da ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekilliği yapmış ''Türk milliyetçiliğinin babası" olarak da zikredilen Ziya Gökalp ölümünün 91'inci yılında Öğrenci Konseyi tarafından düzenlenen bir etkinlikle anıldı. 'Ziya Gökalp'i Anma ve Anlama' başlığıyla yapılan etkinliğin konuşmacısı Ondokuzmayıs Üniversitesinden Prof. Dr Şaban Sağlık; Ziya Gökalp'in hayatını, görüşlerini, eserlerine dair ayrıntıları izleyiciyle paylaştı. Konferansı Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Gökdere, Öğrenci Konseyi Başkanı Mustafa Sami Çelik'in yanı sıra birçok akademisyen ve öğrenci izledi.

ziya gökalp

Prof. Dr. Şaban Sağlık konuşmasında şu satırlara yer verdi:       

''Türk Milliyetçiliği; Türk ülkesi ve Türk milleti adına kusursuz bir bilinçle herhangi bir meşru iş (meslek) yapmak; bu işi yapmanın yanında Türk ülkesi ve Türk milleti için gerektiğinde her türlü fedakarlığı göstermek; bu konularda sürekli kendini hesaba çekmek; ve Türk ülkesi ve Türk milleti için yeni şeyler sürekli öğrenmek ve kendini yenilemektir. Türk milliyetçiliğinin oluşmasına çok büyük katkıları olan Ziya Gökalp1876-1924 arasında yaşamış; 48 yıllık bir ömüründe büyük eserler bırakmış bir şahsiyettir. Türkiye'de imparatorluktan "ulus-devlet"e, ümmet devrinden millet devrine geçişte Ziya Gökalp'in büyük etkisi vardır. "Kul" olma bilincinin yanında, "fert" olma bilinci de Gökalp'e götürü bizi.Tanzimattan beri pek çok yenilik yapılmıştır. Ancak bu yeniliklerde bir "bütünlük" yoktur. Bütünsel yeniliği ilk Ziya Gökalp yapmıştır. Yeni iktisat, yeni aile, yeni felsefe, yeni sanat, yeni ahlak, yeni siyaset vs. bu yönüyle Ziya Gökalp'in tam bir "Medeniyet projesi" çizdiğini söyleyebiliriz. Gökalp, ayrıca sosyolojiye büyük önem veren kişidir. Türkiye'de sosyoloji (ki o buna "Halkiyat" der) ilmini ilk olarak gündeme getiren ve bu ilim aracılığı ile Türk kimliğini ve Türk kültürünü ortaya çıkaran kişi de Gökalp'tir. Türk milletinin bütün fertlerini "birlik-beraberlik" şuuru içinde bir araya getirmek için ilk fikri tohumları atan da Gökalp'tir. Sosyal sınıfların çatışmasını da "tesanüt" kavramıyla karşı durur. Ziya Gökalp, milli kaynaklardan beslenerek gelecek inşa etmenin yolunu da ilk olarak işaret eden kişidir. Ona göre milletin hakiki temsilcisi "dahilerdir". O, dahiler için "güzideler" (seçkinler tabirini de kullanır. Ancak buradaki "seçkinler" sınıfsal bir olgu değil, bilgi ve tecrübe derecesini ifade eder. (İman- aksiyon) Örnekler (Osman Gazi- Edebali vs.) Gökalp'in güzide-dahi dediği figürler genel manada "aydın, münevver" kavramında temerküz eder ve ünlü düşünür bunu"Aydınların halka gitmesi"sözüyle kodlar. Türkiye'de "milli terbiye" ve "milli eğitim" kavramlarını ilk kullanan da Ziya Gökalp'tir. "Milli eğitimin amacı da milletin fertlerini "şahsiyet" haline getirmektir. Fertler "şahsiyet" olursa ancak "millet" olur." diyen de odur. Velhasıl "Milli romantik duyuş tarzı" adı verilen "Türk'e ait her şeye Türk gözüyle, Türk gibi ve Türkçe olarak bakma" tavrının öncüsü de Gökalp'tir''

ziya gökalppppp

Konferans sonunda üniversitemizin başlattığı bir uygulama olan Prof. Dr. Şaban Sağlık adına dikilen fidanın koordinatlarının yer aldığı sertifika Prof. Dr. Murat Gökdere tarafından kendisine takdim edildi.

 

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü