Dağcı İşini Şansa Bırakmaz!


Üniversitemiz Dağcılık Kulübü, Eğitim Fakültesi Kongre ve Kültür Merkezinde''Zirveye Dokunuş'' adlı bir sempozyum düzenlendi. Sempozyumda Dağcılık Kulübünün Akademik Danışmanı Öğr. Gör. İsmail Yolcu, Beden Eğitimi ve Spor Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Şule Kırbaş, Milli Sporcu ve TDF Antrenörü Hakan Coşkun konuşmacı olarak katıldı.

Doğayla Savaşmayın

Amasya Üniversitesi olarak ülkemizde ve yurt dışında tanınan saygın kulüplerden biri olmak sözleriyle Dağcılık Kulübünün vizyonunu açıklayan kulübün Akademik Danışmanı Öğr. Gör. İsmail Yolcu, Dağcılık Kulübünün amacının ise doğa bilinci kazandırılmış teknik bilgilerle donatılmış dağcılar yetiştirmenin yanı sıra dağcılık sporunu tanıtmak, sevdirmek, daha geniş çevrelerin yapmasına imkan sağlamak sözleriyle özetledi. Yolcu, ''1997 yılından beri dağcılık sporunun içindeyim ve iki şeye dikkat çekmek istiyorum. Bu sporu yaparken kesinlikle doğayla savaşmayın, yarışmayın. Doğa size amacınızı gerçekleştirmek için fırsat tanır ve an verir. O fırsatı verdiği zaman da amacınızı gerçekleştirin size tanıdığı anın değerini bilin. Yoksa doğayla savaş asla kazanılmaz. Dağcılık sporunu yapacaksanız kendinizi psikolojik olarak çok iyi hazırlayın, psikolojik direncin bittiği yerde fizyolojik direnç de biter'' dedi.

dağcı22

 İşini Şansa Bırakma!

Dağcılık sporunda vazgeçilmez kavramlardan biri olan ''yüksek irtifa'' konusunu anlatan Beden Eğitimi ve Spor Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Şule Kırbaş; irtifada organizmanın değişimi karşısında nasıl yollar izleneceği, beslenme şekli, kondisyon gibi bir dağcının hayata tutunması için çok önemli olan konulara değindi. Kırbaş; ''Dağcılık sadece tırmanmak ya da güzel manzara seyretmekten ibaret değildir. Dağcılık için ciddi anlamda kondisyona ihtiyaç vardır ayrıca kişinin kendi fizyolojik özelliklerinin ve yeterliliklerinin de farkında olması gerekir. Yüksek irtifada yer çekiminin azalmasıyla birlikte atmosfer basıncı da azalacak ve bu noktada vücutta birtakım değişiklikler meydana gelecektir. Dağcılığın olmazsa olmazı dört unsuruna hakim olan dağcı tırmanışta başına gelebilecek her türlü sorunla baş edebilecektir. Bunlar eğitim, sağlık bilgisi, ekipman ve rehberdir. Bir dağcı işini asla şansa bırakmaz'' sözleriyle dağcılığa gönül vermiş kulüp üyelerimize önemli bilgiler aktardı.

dağcıııı63

Dağcılık Sporu Bir Yaşam Biçimi Olmalı

Panelin bir diğer konuşmacısı ise Milli Sporcu ve TDF Antrenörü Hakan Coşkun ilgiyle izlenen sunumunda dağcılığa nasıl başladığını, kamplarda yaşadığı anılarını ve dağcılığa dair ayrıntıları fotoğraflarla destekleyerek anlattı.

Dağcılığın ilk adımının ''Dağa neden çıkıyorsun?'' sorusuna cevap verebilmekle başladığını her dağcının bu soruya verdiği cevabın farklı olduğunu ve dağcılık sporunun bir yaşam biçimi olması gerektiğini vurguladığı konuşmasında Milli Sporcu, ''Bir dağcı maymun iştahlı değildir, gelgeç mizaçlı hiç değildir, onun irade kelimesini bile bastıran yılgınlık bilmeyen bir iç kuvveti vardır. Hususi menfaate kapılmaz. Aslını esasını bilmediği şeylere inanmaz; dedikodu yapmaz, özü sözü birdir. Dağcı yüksek ve uzun atlama, sıçrama gibi atletik ani çıkışlardan kaçınır. Gösteriş, caka gibi hislerle adım atmaz. İnatçı ve iddacı değildir. Dağcı çevik tırmanıcı vasıflarıyla dağ keçilerine, vakur ve cesur haliyle bir kartala çok benzer. Fakat onun hiçbir hayvanla mukayese edilmeyen tek tarafı mutlak insanlığıdır'' sözleriyle dağcılık sporunun felsefesini de bu sporunu benimsemiş öğrencilerimizle paylaştı.

  Sempozyum soru-cevap bölümünün ardından son buldu.

hakan-ekipman

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü